Bilgide tüketim bilinci ve bilgi paylaşımı

Modern dünyada artan nüfusun da yanında getirmiş olduğu tüketim bilinci, bilinçli tüketici gibi kavramlar toplumda oldukça yer almakta ve gerçekten de üzerine tartışılması gereken bir husus olmaya devam ediyor. Bu bilinç çoğunlukla maddi ve toplumları doğrudan ilgilendiren bir durum olsa da aslında alışverişin mümkün olduğu her alanda var olabilir. Sonu, ucu bucağı olmayan bir alışveriş türü olan bilgi alışverişi de kesinlikle bunlardan biri.

Bir gün içerisinde onlarca belki yüzlerce insanla iletişime geçiyoruz ve birbirimize amiyane tabirle bilgiler satıyoruz, aldığımız ve verdiğimiz kimi ürün bizim veya karşımızdakinin hayatını çok etkilemiyor kimi ürün ise akıllarımızda yer ediniyor. Bu sonu olmayan bilgi tüketimini ne kadar iyi yapıyoruz, bir bilince sahip miyiz? Yazıya modern dünya tabirini kullanarak başlamamın diğer bir sebebi de iletişim kanallarımızın sayısının eskiye oranla çok daha fazla olmasıydı. Gün içerisinde insanlarla birebir iletişim dışında — hatta çoğunlukla da — teknolojik aletler sayesinde sayısız veri ediniyoruz.

Soru şu: Bu verilerin yüzde kaçını filtreden geçiriyoruz? Cevap ise çok basit: Çok azını. Bu gereksiz kalabalık ve bilinçsizce tüketim insanda yorgunluğa, tembelliğe ve odaktan kolayca kopabilmeye yol açıyor. Tabii ki de sahip olduğumuz her bilgiyi her saniye kullanamayabiliriz, belirli zamanlar için sakladığımız onlarca şey var fakat günlük hayatımızda o kadar fazla şey ile dolup taşıyoruz ki bunları kullanmak bir yana dursun etrafımızdakilerle paylaşamıyoruz bile. Cem Yılmaz’ın bir skecinde şöyle bir ifadesi vardı:

“…ağırlıktan gidemiyoruz, eksiğimiz yok fazlamız var…”

Gerçekten de çoğumuz için doğru olan bir durum bu, bilgi edinme adına bir hastalığa sahibiz ama kullanmak, paylaşmak adına ise yeterli çabayı göstermiyoruz. Teoride insanı toplum içerisinde daha da rahat hissettirmesi gereken bu bilgi tüketimi, pratikte insanı genellikle zemine prangalıyor ve kendisi için bir ağırlık oluşturuyor. Hayatın her alanında bilinç sahibi olmaksızın kendimize bazı yükler ediniyoruz ve bir gün işe yarar endişesiyle bu yüklerden kurtulmayı reddediyoruz ve her geçen gün dibe doğru yol alıyoruz. Her insanın kendi hayatında kendi çevresine, ilgisine göre bu bilgi kirliğinden ve yarattığı ağırlıktan bir nebze de olsa az etkilenmek adına “dengeli bilgilenme” alışkanlığına sahip olması gerekiyor. “Dengeli bilgilenme” tabirini kullanmamın sebebi, insan vücudunun her parçası için gerekli olan verimlilik kavramına vurgu yapmak istememdi. Beynimiz de vücudumuzun bir parçası ve uygulanan diyetlerden kendine de pay çıkarması gerekiyor, aynı beslenmede olduğu gibi beyin de veri edinirken ne az ne de çok beslenmeli, önemli olan tek durum beynin verimli beslenebilmesi.

Bu bilinçsiz tüketimin diğer bir sebebi ise maalesef insanların üstünlük taslama çabası. İçgüdüsel olduğuna inandığım bu durum; toplumdan sıyrılmayı, görülmeyeni görmeyi, bilinmeyeni bilmeyi istemeyi kapsıyor. Aslında yine fikir olarak insanı ve hatta insanlığı ileri götürmesi gereken bu düşünce tarzının kırmızı çizgisinin geçilmesi insanı bir bakıma zehirliyor. Özellikle etrafımda gözlediğim kadarıyla önceki paragrafta bahsettiğim ağırlığın oluşmasının nedenlerinden biri de bu, edinilmiş olan bilgiyi sadece bu amaçla saklayıp paylaşmaktan imtina eden insanlar maalesef çoğu zaman kendini aşağıya çekmekten başka bir iş yapmıyor. Bütün bu davranışlar silsilesini “Paylaşmak güzeldir.” gibi basite kaçan bir reklam cümlesine dayandırmak tabii ki doğru değil fakat yine de insanın yüzde yüz bencil olduğu durumda bile bencilliğin tanımı gereği kendini düşünüp bu bilinçsiz tüketimin ve paylaşmaktan çekinmenin yarattığı ağırlıktan kurtulmak adına bu reklam cümlesini hayatında uygulaması en doğrusu olacaktır. Sonuçta her birimiz, şovun bir parçasıyız ve arada reklam vermenin kimseye zararı olmayacaktır.

--

--

BSc in Physics Engineering, ITU, Gmail: akadaumutcan@gmail.com

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store