Fizik (Mühendisliği) okumak nasıl bir his?

Öncelikle parantez içine neden “mühendislik” ifadesini eklediğimi açıklayarak başlayayım. Bildiğim kadarıyla fizik mühendisliği bölümü Türkiye’de 4–5 üniversitede var ve aslında müfredatlarını takip ettiğinizde de fizik bölümleriyle aynı içeriğe sahipler. Yurt dışında da yanlış bilmiyorsam bölümün adı “applied physics” olarak geçiyor. Bu yüzden fizik mühendisliği yerine yalnızca fizik yazarsam şaşırmayın. Ben şu an İTÜ’de Fizik Mühendisliği 3. sınıf öğrencisiyim ve bu yazıda da bu bölümde temel olarak neler hissettiğimden bahsetmeyi amaçlıyorum.

Üniversite sınavı öncesi fizik okumak gibi bir planım yoktu, aslına bakarsanız fizikle pek aram da yoktu ama yine de mühendislik okumak istediğimi biliyordum ve sıralamam sonrası da bu yönde tercihlerimi yaptım. Gönlümden yıllar boyunca hep zaten İTÜ geçiyordu ve fizik mühendisliği bölümünü biraz da araştırınca — İTÜ bölüm tanıtım günlerine gittim, YouTube’dan bazı videolar seyrettim — üniversite seçmenin yanında aslında bölüme de ayak uydurabileceğimi düşündüm ve böylelikle kararımı vermiş oldum. Uygun bir vakitte bu yazının üstüne bir YouTube videosu da çekmeyi düşünüyorum düşüncelerimi daha kolay dile getirebilmek adına, orada derslerden vs. daha detaylı bahsetme imkanım olur diye umuyorum. Baştan söylemeliyim ki ilk dersten itibaren üniversitede okumanın farklı bir seviye olduğunu hissettim. İlk derste bize verilen öğüt “çok çalışmanız gerekiyor” olunca bende aslında ufak bir panik havası oluştu çünkü ben hayatımın hiçbir evresinde — üniversite hazırlık dönemi dahil — çok çalışkan biri olmadım, daha doğrusu olamadım. İlkokul ortaokul dönemini zaten geçiyorum lisede de sadece dersleri düzenli takip eder ve sınavdan bir gün önce çalışıp sınava öyle girerdim. Her neyse bu ilk mesaj olacak ki devamında kısa sınavlar ödevler derken bu 3 senelik — şimdilik — maraton gerçek anlamda başlamış oldu.

Kendi görüşüme göre düzenli çalışmadıkça kısa sınavlara ödevlere önem vermedikçe yüksek notlarla geçmek oldukça zor ama bir diğer yandan da dersleri takip edip sınavdan önce notlara bakarak şu an bulunduğum yere kadar da gelebiliyorsunuz diye düşünüyorum. Bu yazıyı okuyan “bölümdaş”larım varsa belki de bana bu kısımda itiraz edebilirler, itirazlarını da anlayışla karşılıyorum. İlginç olan şu ki ilk dersten itibaren lisedeki fizikle olan bağınızı yavaş yavaş koparmanız gerekebilir ki bence koparmak da en doğrusu. Tabii yine söylemeliyim ki her ne kadar fizik 3. sınıf öğrencisi de olsanız lise fizik sorularını bazen çözemeyebilirsiniz :) Şaka bir yana dönemler ilerledikçe işlerin liseden farklı gittiğini, gerçekten iyi bir matematik bilgisine, pratiğine ve farklı bir bakış açısına ihtiyaç duyduğunuzu anlıyorsunuz. Her gününüz fizikle geçmiyor tabii, diğer havuz derslerinin yanı sıra bir de yazılım derslerini de ders planında görebilirsiniz. Bu dersler sizi gerçekten bir yazılımcı yapar mı, bana sorarsanız hayır ama en azından temel bilgileri edinme açısından yararlı olduğunu düşünüyorum ki eğer siz üstüne gitmek isterseniz size oldukça yardımcı da olacaktır. Bu üstüne gitme meselesi gerçekten de gözlemlediğim kadarıyla fizik bölümünde oldukça değerli bir mesele çünkü gerçekten size rehberlik edebilecek çok değerli akademisyenler var ve sınıf ilerledikçe aranızdaki iletişim daha da sağlıklı hale gelebiliyor.

Şu an benim bulunduğum umuyorum ki sağ salim bitirdiğim dönemde modern fizik dersi vardı ve benim düşünceme göre asıl “eğlence” bundan sonra başlıyor. Şimdi “eğlence” kelimesi burada hangi anlamda kullanıldı tabii onu bir açmak gerekiyor. Bölümde zincir dersler oldukça önem taşıyor ve birinden dahi kalmak okulun uzamasına sebep olabiliyor, peki neden modern fizikten sonra eğlence başlıyor gibi bir ifade kullandım? Sebebi aslında oldukça basit modern fizik dersini eğer başarıyla atlatabilirseniz bölümdeki seçmeli derslerin — ki bunlardan YouTube videosunda umarım uzun uzun bahsederim — kilidi açılıyor. Yine benim görüşüme göre bu noktadan sonra seçmeli derslerden kalsanız da geçseniz de bir yere kadar önemi yok çünkü siz hangi alana yöneleceğinize karar veriyorsunuz sonuçta ve bence bu oldukça önemli bir süreç. Yine tekrarlamalıyım ki şu an bu yazıya göre sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi algılanabilir, tabii ki öyle bir durum yok fakat şu an bulunduğum noktada bölüme dair hislerim oldukça güzel ve iyi bir noktada. Öbür dönem örneğim kuantum dersinden kalabilir miyim, evet kalabilirim belki 2 defa üst üste de kalabilirim ama yine de bu noktadan sonra denemeye değer bazı şeylerin önümde olduğunu görmek bana güzel hissettiriyor. İTÜ’den, fakülteden, insanlardan vs. çok bahsedemedim bu yazıda umuyorum ki videoda her konudan daha da detaylı bir biçimde bahsedebileceğim, şimdilik kısaca bir ön yazı gibi olmuş oldu bu yazı, eğer soru ya da görüşleriniz varsa bana profilimdeki eposta adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.

--

--

BSc in Physics Engineering, ITU, Gmail: akadaumutcan@gmail.com

Love podcasts or audiobooks? Learn on the go with our new app.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store